Malezya ve Endonezya, küresel katılım finans varlıklarının 6 trilyon dolara yaklaşmasıyla birlikte Güneydoğu Asya’nın katılım finans alanındaki konumunu daha da güçlendiriyor. Sektör temsilcileri, önümüzdeki beş yılda büyümenin hız kesmeden devam etmesini bekliyor.
London Stock Exchange Group (LSEG) verilerine göre, küresel katılım finans varlıkları 2024 yılı itibarıyla yaklaşık 5,98 trilyon dolara ulaşırken, sektör yıllık bazda yüzde 21 büyüme kaydetti.
Katılım bankacılığı, sukuk (kira sertifikaları), katılım yatırım fonları ve tekâfül (faizsiz sigortacılık) ürünlerini kapsayan sektörün, 2029 yılına kadar yıllık ortalama yüzde 10 büyüyerek yaklaşık 9,7 trilyon dolarlık büyüklüğe ulaşması öngörülüyor.
Son veriler, Güneydoğu Asya’daki katılım finans varlıklarının 1 trilyon dolar sınırına yaklaştığını ortaya koyuyor. Bölgedeki büyümeye, Katılım Finans Gelişim Endeksi (Islamic Finance Development Indicator – IFDI) sıralamasında dünyada birinci sırada yer alan Malezya ile dördüncü sıradaki Endonezya öncülük ediyor. Suudi Arabistan ve Birleşik Arap Emirlikleri ise sırasıyla ikinci ve üçüncü sırada bulunuyor.
Küresel katılım finans sektörünün en büyük bileşeni katılım bankacılığı olmaya devam ediyor. Katılım bankaları, toplam sektör varlıklarının yüzde 72’sini oluşturuyor.
Buna karşın uzmanlar, halen toplam varlıkların yalnızca yüzde 5’ini oluşturan katılım yatırım fonları ile yüzde 2 paya sahip tekâfül sektöründe önemli büyüme potansiyeli bulunduğuna dikkat çekiyor.
Malezya’nın değer odaklı katılım finans modeli öne çıkıyor
Malezya’nın lider konumu, uzun yıllara dayanan kurumsal altyapısı ve güçlü düzenleyici çerçevesine dayanıyor. Ülkenin en önemli girişimlerinden biri olan Değer Temelli Aracılık (Value-Based Intermediation – VBI) modeli, Malezya Merkez Bankası ile finans sektörü iş birliğinde geliştirilerek katılım finans kuruluşlarının finansal getirinin yanı sıra sosyal ve çevresel fayda üretmesini teşvik ediyor.
2018 yılında hayata geçirilen VBI yaklaşımı kapsamında bugüne kadar 154,4 milyar doların üzerinde finansman sağlandı. Bu finansman; KOBİ’ler, uygun fiyatlı konut projeleri, kamu altyapı yatırımları ve yenilenebilir enerji projeleri gibi alanlara yönlendirildi.
Endonezya’nın potansiyeli dikkat çekiyor
Endonezya ise geniş Müslüman nüfusu ve genç demografik yapısıyla dünyanın en güçlü büyüme potansiyeline sahip katılım finans pazarlarından biri olarak öne çıkıyor.
Singapur’un bölgesel servet yönetimi merkezi rolüyle birlikte Malezya ve Endonezya, ASEAN bölgesinde sınır ötesi katılım finansı ve geleneksel sermaye akımlarını destekleyen önemli bir finans koridoru oluşturuyor.
Sektör temsilcilerine göre katılım finans artık yalnızca faizsiz finans ilkelerine dayanan bir sistem olarak değil, aynı zamanda risk yönetimi ve sürdürülebilir finansın önemli bir bileşeni olarak değerlendiriliyor.
LSEG İslami Finans Başkanı Mustafa Adil ile İslam Özel Sektörü Geliştirme Kurumu (ICD) Vekil CEO’su Khalid Khalafalla, Islamic Finance Development Report 2025 raporunun ön sözünde şu değerlendirmeyi yaptı:
“Şeriat ilkeleri ile sürdürülebilirlik anlayışı giderek daha fazla bütünleşiyor. Bu durum, katılım finans sektörünün 2008 küresel finans krizinden petrol fiyatlarındaki sert düşüşlere kadar birçok ekonomik şoku daha dirençli şekilde atlatmasına katkı sağladı.”
Rapora göre katılım finans bugün 98 ülkede faaliyet gösterse de sektör varlıkları büyük ölçüde belirli pazarlarda yoğunlaşıyor. Körfez İşbirliği Konseyi (KİK) ülkeleri ile Orta Doğu ve Kuzey Afrika (MENA) bölgesinin her biri yaklaşık 2,34 trilyon dolarlık varlık büyüklüğüne sahip bulunurken, Güneydoğu Asya küresel pazardaki payını istikrarlı şekilde artırmayı sürdürüyor.
Uzmanlar, büyümenin özellikle yüksek gelir grubundaki bireyler ve aile şirketlerinin servet yönetimi, nesiller arası servet transferi ve sınır ötesi yatırım çözümlerine yönelik artan talebinden kaynaklandığını belirtiyor.
Maybank Singapore Katılım Bankacılığı Başkanı Sazzali Sabandi, “Katılım finans artık niş bir alan değil; sınır ötesi servet yönetimi ve sermaye piyasalarının geleceğini şekillendiren küresel ölçekte önemli bir finansal yapı haline geldi.” ifadelerini kullandı.
Maybank Grup Katılım Servet Yönetimi Başkanı Anurag Mathur ise katılım finans çözümlerinin günümüzde yatırım, finansman ve risk yönetimi süreçlerine entegre edildiğini belirterek, “Katılım finans çözümleri artık bağımsız ürünler olmaktan çıktı; farklı pazarlarda servetin yapılandırılması, büyütülmesi ve korunmasına yönelik stratejilerin ayrılmaz bir parçası haline geldi.” değerlendirmesinde bulundu.


