Katılım Finansı Fonlarındaki Büyük Yükselişin İç Yüzü: Kurumsal Sermaye Gerçekte Nereye Akıyor?

featured

İslami finans artık yalnızca Müslüman yatırımcılara hitap eden niş bir piyasa olmaktan çıkmış durumda. Yaklaşık 5 trilyon ABD doları büyüklüğe ulaşan sektör, özellikle sukuk, altyapı yatırımları ve sürdürülebilir finansman alanlarında küresel kurumsal yatırımcıların dikkatini çekiyor.

2025 yılında küresel sukuk ihraç hacmi yaklaşık 265-291 milyar dolar aralığına yükselirken, tedavüldeki sukuk stoku ilk kez 1 trilyon doların üzerine çıktı. 2030 yılına kadar İslami finans varlıklarının 7,25 trilyon dolara ulaşması bekleniyor.

Yatırımcı Profili Değişiyor

Makalenin en önemli tespitlerinden biri, sukuk piyasasındaki yatırımcı profilinin değişmesidir.

Eskiden sukuk piyasasının temel yatırımcıları Körfez ülkeleri, İslami bankalar ve bireysel Müslüman yatırımcılar iken, bugün tablo farklıdır.

Artık;

  • emeklilik fonları,
  • devlet varlık fonları,
  • ESG odaklı fonlar,
  • uluslararası sabit getirili menkul kıymet yatırımcıları

gibi geleneksel kurumsal yatırımcılar da sukuk almaktadır.

Bu yatırımcıların temel motivasyonu dini hassasiyet değil;

  • istikrarlı getiri,
  • varlık teminatlı yapı,
  • ikincil piyasa likiditesi,
  • portföy çeşitlendirmesi

gibi finansal avantajlardır.

Yabancı para cinsinden ihraç edilen sukuk hacmi ilk kez 100 milyar doların üzerine çıkmıştır.

Bu gelişme, sukukun artık yalnızca katılım finansı ürünü değil, küresel sermaye piyasalarının kabul ettiği bir finansman aracı hâline geldiğini göstermektedir.


ESG ve Sürdürülebilir Finans İlişkisi Güçleniyor

Sürdürülebilir sukuk ihraçları da güçlü büyüme göstermektedir.

2025 yılında yeşil ve sürdürülebilir sukuk ihracı 21,5 milyar dolara ulaşmış ve bir önceki yıla göre yaklaşık %38 artmıştır.

Makaleye göre bunun temel nedeni sukukun doğası gereği;

  • gerçek varlıklara dayanması,
  • altyapı,
  • yenilenebilir enerji,
  • sanayi yatırımları

gibi somut projelerin finansmanında kullanılmasıdır.

Bu nedenle ESG kriterlerine göre yatırım yapan fonlar açısından sukuk, dini kimliğinden bağımsız olarak sürdürülebilir yatırım aracı olarak değerlendirilmektedir.


Körfez Bölgesi Daha Olgun Bir Döneme Giriyor

Makale, Körfez ülkelerinde büyümenin yavaşlamadığını; aksine daha disiplinli bir yapıya dönüştüğünü savunmaktadır.

Örneğin Suudi Arabistan’ın kamu borcunun GSYH’ye oranının yaklaşık %40 seviyesine yaklaşması beklenmektedir.

Bu nedenle;

  • kamu harcamaları daha seçici hâle gelmekte,
  • devlet varlık fonları mali disipline odaklanmakta,
  • şirketler daha öngörülebilir finansman kaynaklarına yönelmektedir.

Bu süreçte sukuk;

  • uzun vadeli,
  • sabit maliyetli,
  • varlığa dayalı

finansman yapısı sayesinde şirketler açısından daha cazip bir seçenek hâline gelmektedir.

Suudi Arabistan’ın 2017 yılında başlattığı yerel para cinsinden sukuk programı da şirket ihraçlarının artmasına katkı sağlamaktadır.


Suudi Arabistan’da Varlık Yönetimi Güçleniyor

2026 yılının ilk çeyreğinde Suudi Arabistan’daki yönetilen varlık büyüklüğü 340 milyar doların üzerine çıkmıştır.

Bu varlıkların önemli bölümü özel yatırım fonlarından oluşmaktadır.

Ayrıca Suudi Borsası’nda işlem gören yatırım fonlarının büyük kısmı zaten Şeriata uygun yapıdadır.

Ülke, yabancı yatırımcıları çekebilmek amacıyla saklama hizmetleri için gerekli asgari sermaye şartını yaklaşık %60 azaltmayı planlamaktadır.


Yeni Büyüme Alanı: Yeni Gelişen Piyasalar

Makaleye göre gelecek dönemin en önemli hikâyesi Körfez ülkeleri değil, yeni gelişen piyasalardır.

Son yıllarda sukuk ihraç eden ülkeler arasına;

  • Filipinler
  • Mısır
  • Sri Lanka
  • Tanzanya
  • Benin

gibi ülkeler de katılmıştır.

Bu ülkeler sukuku dini sebeplerden ziyade;

  • altyapı finansmanı,
  • yatırımcı tabanını çeşitlendirme,
  • uluslararası sermayeye erişim

amacıyla tercih etmektedir.


Kurumsal Fonlar Perakende Fonlardan Daha Hızlı Büyüyor

Franklin Templeton’un Şeriata uygun kurumsal varlık yönetimi büyüklüğü 2025 yılında 2,69 milyar dolara ulaşmıştır.

Bu rakam şirketin toplam Şeriata uygun varlıklarının yaklaşık %52’sini oluşturmaktadır.

Bu durum kurumsal yatırımcıların artık bireysel yatırımcılardan daha büyük paya sahip olduğunu göstermektedir.

Şirket ayrıca Malezya’da yaklaşık 28,7 milyon dolarlık yeni bir kurumsal yatırım yetkisi almıştır.

Perakende tarafta ise katılım esaslı yatırım fonları artık yalnızca hisse senedi fonlarından oluşmamaktadır.

Bugün;

  • sukuk fonları,
  • ESG odaklı katılım fonları,
  • çok varlıklı (multi-asset) katılım fonları

gibi daha gelişmiş ürünler öne çıkmaktadır.



Kaynak: Helal Times

Katılım Finansı Fonlarındaki Büyük Yükselişin İç Yüzü: Kurumsal Sermaye Gerçekte Nereye Akıyor?
0

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

0/30 karakter