Marmara Üniversitesi ve İbn Haldun Üniversitesi iş birliğiyle düzenlenen “İktisadi, Hukuki ve Fıkhi Yönleriyle Tasarruf Finansman Sistemi Çalıştayı”, sektörün geleceğine ışık tuttu. Akademisyenler ve sektör temsilcileri, sistemin sürdürülebilirliğini ve hukuki altyapısını Başakşehir’de masaya yatırdı.
rkiye’de son yıllarda büyük ivme kazanan tasarruf finansman sektörü, akademik bir perspektifle ele alındı. Marmara Üniversitesi İslam Ekonomisi ve Finansı Enstitüsü (MÜİSEF) ile İbn Haldun Üniversitesi Tasarruf Finansman Uygulama ve Araştırma Merkezi (TASFİN) iş birliğiyle düzenlenen önemli bir etkinlik başarıyla tamamlandı.
Akademi ve Sektör Ortak Zeminde Buluştu
10 Haziran 2026 Çarşamba günü İbn Haldun Üniversitesi Başakşehir Kampüsü Medya Merkezi’nde gerçekleştirilen çalıştay, tasarruf finansman sisteminin iktisadi, hukuki ve fıkhi boyutlarını derinlemesine inceledi. Programa çeşitli üniversitelerden seçkin akademisyenlerin yanı sıra;
- Finansal Kurumlar Birliği (FKB),
- Türkiye Katılım Bankaları Birliği (TKBB),
- Ve önde gelen Tasarruf Finansman Şirketlerinden üst düzey yönetici ve temsilciler katılım sağladı.
Tasarruf Finansman Sisteminde Yeni Dönem
Çalıştay kapsamında gerçekleştirilen oturumlarda, sistemin mevcut durumu ve gelecekteki potansiyeli tartışıldı. Özellikle faizsiz finans prensipleriyle uyumlu bir şekilde büyüyen tasarruf finansman modelinin, Türkiye ekonomisindeki yeri ve önemi vurgulandı.
Hukuki oturumlarda sistemin yasal çerçevesi ve denetim mekanizmaları ele alınırken, fıkhi oturumlarda ise uygulamaların İslam ekonomisi prensipleriyle olan uyumu üzerine teknik değerlendirmeler yapıldı. Sektör temsilcileri, sahadaki deneyimlerini paylaşarak akademik çalışmaların pratik uygulamalara nasıl rehberlik edebileceği konusunda görüş bildirdi.
Gelecek Vizyonu ve İş Birliği Mesajı
Etkinlik sonunda yapılan değerlendirmelerde, bu tür çalıştayların akademi ile finans sektörü arasındaki bağı güçlendirdiği ifade edildi. Tasarruf finansman sistemi üzerine yapılan bilimsel araştırmaların, sektörün kurumsallaşması ve güven zemininin pekişmesi açısından kritik bir öneme sahip olduğu konusunda fikir birliğine varıldı.


