KatılımPuls

Her cuma, 5 dakikalık gündem özeti,
özel analizler eposta kutunda

Ücretsiz
Katılım Puls
Katılım Ekonomisi haftalık bültenine abone oldunuz ✅

Helal gıda sektörü küresel pazarda hızla büyüyor

featured

Helal gıda sektörü, son yıllarda küresel ölçekte istikrarlı ve dikkat çekici bir büyüme sürecine girdi. Bu büyümenin ardında dünya genelinde artan Müslüman nüfus, kentleşme ve refah düzeyindeki yükseliş ile birlikte helal tüketime yönelik talebin çeşitlenmesi ve yaygınlaşması yatarken, helal kavramının yalnızca dini bir zorunluluk olmanın ötesine geçerek sağlık, hijyen, sürdürülebilirlik ve etik üretim gibi çağdaş tüketici hassasiyetleriyle örtüşmesi de sektörün kapsayıcılığını artırdı.

Özellikle artan Müslüman nüfusun doğrudan bir yansıması olarak Batı ülkelerinde helal ürünlere yönelik artan talep ve helal sertifikasyon sistemlerinin uluslararası düzeyde eskisine nazaran daha kontrole tabi hâle gelmesi, bu talebin sürdürülebilirliğini daha da destekledi.

Küresel İslami Ekonomi Raporu’na göre, dünya genelinde yaklaşık 2 milyar Müslüman tüketici, 2025 yılı gıda ve içecek harcamaları kapsamında toplam 1,59 trilyon dolar düzeyinde bir ekonomik büyüklük oluşturuyor. Bu rakamın 2028 yılına kadar 1,94 trilyon dolara, 2034 yılına kadar ise 2,57 trilyon dolara ulaşması bekleniyor.

Yıllık büyüme oranı yaklaşık yüzde 6,28 olan sektörde özellikle Güneydoğu Asya, Orta Doğu ve Sahra Altı Afrika gibi bölgeler; demografik yapıları, genç nüfus oranları ve yükselen tüketici bilinciyle bu büyümede merkezi rol oynuyor.

Helal gıda sektörünün içine helal finans, helal ilaç,helal kozmetik, helal temizlik, helal turizm ve helal lojistik gibi sektörler de ilave edildiğinde ortaya çok büyük bir pazar çıkarken, sadece helal ürün ve hizmet talebi 2,5 trilyon doları aşan rakamlara ulaşıyor.

Önümüzdeki dönemde dijital tedarik zinciri yönetimi, blok zincir tabanlı izlenebilirlik sistemleri, küresel lojistik sistemleriyle uyumlu entegrasyon süreçleri ve büyük ölçekli gıda şirketlerinin pazara adaptasyonu gibi faktörlerin, helal gıda endüstrisinin daha kurumsal ve sürdürülebilir bir yapıya kavuşmasında belirleyici rol oynaması bekleniyor.

Helal Gıda Pazarı

Helal Gıda Pazarı

Helal gıda sektöründe Türkiye’nin payı

Türkiye, küresel helal gıda pazarındaki büyümeden pay almak amacıyla son yıllarda hem kurumsal hem de uygulama bazlı altyapısını güçlendiriyor. Coğrafi konumu itibarıyla Asya, Avrupa ve Afrika kıtalarının kesişim noktasında yer alması, Türkiye’ye Batı ve Doğu pazarlarına erişim açısından stratejik bir avantaj sağlıyor. Bu durum, Türkiye’yi Orta Doğu, Kuzey Afrika ve Avrupa’daki helal gıda talebine hızlı ve etkin biçimde cevap verebilen güçlü bir aktör hâline getiriyor.

Bu potansiyelin somut bir stratejiye dönüştürülmesinde en önemli kurumsal adımlardan birinin Helal Akreditasyon Kurumu’nun (HAK) faaliyete geçmesi olduğunu söyleyen HAK Başkanı Zafer Soylu, Türkiye’de ve dünyada faaliyet gösteren helal uygunluk değerlendirme kuruluşlarını akredite ettiklerini söylüyor. Ürünlerin uluslararası helal standartlarına uygunluğunu güvence altına aldıklarını ve helal belgeli Türk ihraç ürünlerinin küresel pazarda rekabet gücünü artırdıklarını ekliyor.

Bugüne kadar sadece Türkiye’de değil, dünyanın dört bir yanında faaliyet gösteren yerli ve yabancı uygunluk değerlendirme kuruluşlarından toplam 217 akreditasyon talebi alan HAK, 2 bin 500’ün üzerinde işletmeyi helal belgesi akreditasyon kapsamına dahil ediyor.

Helal gıda ürün grubunda ise beyaz et (tavuk ve hindi), kırmızı et, ekmek mayası, aromatik yağlar ve aromatik çaylar, un, unlu mamuller ve pastacılık malzemeleri, bitkisel yağlar, gıda katkı maddeleri, kozmetik ve kişisel bakım ürünleri, kuruyemiş, kurutulmuş meyve ve sebzeler, meşrubatlar (maden suyu, şıralar, şerbetler vb.), nişasta, glikoz şurupları ve doğal tatlandırıcılar, siyah çay, kahve, takviye edici gıdalar ve temizlik maddeleri gibi ürünler yer alıyor.

Yıllık büyüme oranı yaklaşık yüzde 6,28 olan sektörde, özellikle Güneydoğu Asya, Orta Doğu ve Sahra Altı Afrika gibi bölgeler demografik yapıları, genç nüfus oranları ve yükselen tüketici bilinciyle bu büyümede merkezi rol oynuyor.

Yıllık büyüme oranı yaklaşık yüzde 6,28 olan sektörde, özellikle Güneydoğu Asya, Orta Doğu ve Sahra Altı Afrika gibi bölgeler demografik yapıları, genç nüfus oranları ve yükselen tüketici bilinciyle bu büyümede merkezi rol oynuyor.

Helal ürün sadece inanç değil, güven ve kalite tercihi

Bu ürünleri talep eden tüketici davranışlarında son yıllarda belirgin bir dönüşüm gözlendiğinden bahseden Soylu, “Geleneksel olarak dini bir gereklilik olarak kabul edilen helal ürünler, günümüzde sağlık açısından güvenilirlik, üstün kalite standartları, etik üretim ilkeleri, çevresel duyarlılık, hijyen standartları, içerik kalitesi ve sürdürülebilirlik gibi unsurları da içine alan çok boyutlu bir anlayışa dönüşüyor. Tüketicilerin helal gıdaya bakışı yalnızca dini uygunluk çerçevesinde değil, aynı zamanda güvenilirlik ve yaşam kalitesi kriterleri doğrultusunda da şekilleniyor” diyor.

Öte yandan, bugüne kadar 450 firmanın 20 binden fazla ürününe helal sertifikası veren Gıda ve İhtiyaç Maddeleri Denetleme ve Sertifikalandırma Derneği (GİMDES) Yönetim Kurulu Başkanı Dr. Hüseyin Kâmi Büyüközer ise dünyada Müslüman nüfusun önemli ölçüde arttığı ve helal ürün ve hizmetlere yönelik talebin yükseldiği bir dönemde olduğumuzu söylüyor. Böyle bir dönemde sektörü daha da canlandırmak gerektiğinin altını çizen Büyüközer, “Tahmini piyasa değeri trilyonlarca doları aşan helal ürün ve hizmetlerin, işletmelerin helal sertifikalı ürünler geliştirerek ve sınır ötesi işbirliği yaparak bu pazardan faydalanma potansiyelini daha fazla artırmalıyız” diyor.

Helal Gıda Pazar Payı

Helal Gıda Pazar Payı

Helal gıdada yeni trendler: bitki bazlı ürünler ve sürdürülebilirlik

Helal gıda sektörü, geleneksel anlamda et ve süt ürünlerinin ötesine geçerek bugün çok çeşitli ürün gruplarını kapsayan geniş bir yelpaze sunuyor. Özellikle bitki bazlı ürünler, sürdürülebilir üretim modelleri ve temiz içerik odaklı markalar, sektörün geleceğini şekillendiren üç ana unsuru oluşturuyor. Bitki bazlı ürünler; bitkisel protein kaynakları, süt ve et alternatifleri, tahıl bazlı ürünler ile işlenmiş vegan ve vejetaryen gıdaları kapsıyor. Helal gıda pazarında yeni bir büyüme alanı yaratan bu ürünler, yalnızca geleneksel helal tüketicilere değil, aynı zamanda daha geniş bir tüketici kitlesine de hitap ederek pazar payını hızla genişletiyor.

Helal gıda sektörü, geleneksel anlamda et ve süt ürünlerinin ötesine geçerek bugün çok çeşitli ürün gruplarını kapsayan geniş bir yelpaze sunuyor.

Helal gıda sektörü, geleneksel anlamda et ve süt ürünlerinin ötesine geçerek bugün çok çeşitli ürün gruplarını kapsayan geniş bir yelpaze sunuyor.

Helal sertifikalı ürünlerde küresel talep artıyor

Helal sektör, dünyada olduğu gibi Türkiye’de de ekonomiye önemli bir canlılık kazandırdı. Bu gelişim, 2005 yılından itibaren GİMDES’in yürüttüğü helal ve tayyib yaşam bilgilendirme faaliyetleri ve 2009’dan bu yana süren helal ve tayyib sertifikalandırma çalışmalarıyla ivme kazandı.Günümüzde helal sertifikası artık yalnızca bir tercih değil; hem üreticiler hem de tüketiciler açısından bir zorunluluk olarak görülüyor. Özellikle yurt dışına gıda ürünleri ihraç eden firmalar için öncelikli bir gereklilik hâline gelen bu sertifika, Türk ekonomisinin helal gıda sektöründe 10 milyar dolarlık ihracat seviyesine ulaşmasına katkı sağladı. Bu potansiyel doğrultusunda özel sektör öncülüğünde 2026 yılı için daha büyük üretim ve ihracat hedefleri planlanabilir. Nitekim bugün Birleşmiş Milletler bünyesindeki Codex Alimentarius Komisyonu dahi “helal sertifikasyon” konusunu gündemine almış durumda. Malezya, Endonezya, Türkiye, Körfez ülkeleri, Avrupa ve Amerika’da da artan tüketici talepleriyle birlikte helal sertifikalı ürünler market raflarında her geçen gün daha fazla yer buluyor.

Dr. Hüseyin Kâmi Büyüközer - GİMDES Yönetim Kurulu Başkanı

Dr. Hüseyin Kâmi Büyüközer – GİMDES Yönetim Kurulu Başkanı

Peki, sektörün zorlukları neler?

Helal belgelendirme süreçleri, farklı ülkelerdeki kültürel ve bölgesel ihtiyaçlara göre şekillenmiş olsa da günümüzde bu çeşitlilik küresel ticarette önemli yapısal zorluklar yaratıyor. Başlangıçta yerel ihtiyaçlara hızlı çözümler sunmak amacıyla geliştirilen ulusal standartlar, artık üreticiler için maliyetleri artırıyor, ticarette teknik engellere yol açıyor ve özellikle KOBİ’lerin uluslararası pazarlara erişimini zorlaştırıyor.

Ayrıca ülkeler arasındaki farklı helal standartları tüketici güvenini de olumsuz etkiliyor. Bir ülkede helal kabul edilen bir ürünün başka bir ülkede reddedilmesi, hem tüketicide kafa karışıklığına yol açıyor hem de markaların uluslararası itibarını zedeliyor.

Soylu, helal ticaretin sürdürülebilir biçimde gelişebilmesi için ülkeler arasında ortak standardizasyonun, karşılıklı tanıma mekanizmalarının ve uyumlu akreditasyon altyapılarının büyük önem taşıdığını vurguluyor. Bu kapsamda HAK olarak, İslam İşbirliği Teşkilatı bünyesindeki İslam Ülkeleri Standartlar ve Metroloji Enstitüsü (SMIIC) tarafından hazırlanan uluslararası OIC/SMIIC standartlarını esas aldıklarını belirten Soylu, bu standartların küresel helal ticaretinde ortak bir güven zemini oluşturduğunu, Türk ihracatçılara güvenilirlik, maliyet avantajı ve küresel rekabet gücü sağladığını ifade ediyor.

Helal gıda pazarında yeni bir büyüme alanı yaratan bu ürünler, yalnızca geleneksel helal tüketicilere değil, aynı zamanda daha geniş bir tüketici kitlesine de hitap ederek pazar payını hızla genişletiyor.

Helal gıda pazarında yeni bir büyüme alanı yaratan bu ürünler, yalnızca geleneksel helal tüketicilere değil, aynı zamanda daha geniş bir tüketici kitlesine de hitap ederek pazar payını hızla genişletiyor.

Helal gıda sektörü Türkiye’nin küresel rekabet gücünü artırıyor

Yakın coğrafyadaki Müslüman ülkelerin yanı sıra Avrupa’daki geniş Müslüman nüfus da Türk helal ürünlerine güçlü bir talep oluşturuyor. Uluslararası helal standartlarına uygun üretim, Türkiye’nin gıda ihracatında rekabet avantajını artırarak yeni pazarlara erişimi kolaylaştırıyor. Bu noktada, HAK’ın İslam İşbirliği Teşkilatı/SMIIC standartları çerçevesinde yürüttüğü akreditasyon faaliyetleri, Türkiye’nin helal gıda sektöründeki güvenilirliğini güçlendiriyor. HAK, ulusal düzeyde uygunluk değerlendirme kuruluşlarını akredite ederek Türk menşeli ürünlerin uluslararası geçerliliğe sahip sertifikalarla dünya pazarlarında kabul görmesini sağlıyor. Helal gıda sektörü aynı zamanda üretimden lojistiğe, denetimden pazarlamaya kadar birçok alanda istihdam yaratıyor. Özellikle tarım ve gıda sanayisinin güçlü olduğu bölgelerde helal odaklı üretim modelleri, yerel kalkınmayı ve çeşitlenmeyi destekliyor. Helal gıda sektörü Türkiye’ye sadece ekonomik değil; aynı zamanda sosyal, kültürel ve markasal düzeyde çok boyutlu katkılar sunuyor. Bu alanın stratejik olarak desteklenmesi, Türkiye’nin yüksek katma değerli ihracat ve sürdürülebilir büyüme hedeflerine ulaşmasında kritik rol oynayacaktır.

Helal gıda sektörü küresel pazarda hızla büyüyor
0

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

0/30 karakter