Gelişmekte olan her ulusun ekonomik geleceği, finansal tabanını banka odaklı ve borca dayalı büyümenin ötesine taşımasına bağlıdır. Bu stratejik niyetin bir işareti olarak, Bangladeş Başbakanlık Ekonomi ve Planlama Danışmanı Profesör Dr. Raşid Al Mahmud Titumir; Malezya, Endonezya ve Körfez ülkelerinden sermaye çekmek ve yurt dışındaki Bangladeşliler için bir yatırım kapısı oluşturmak amacıyla ülkede bir İslami Menkul Kıymetler Borsası kurulması çağrısında bulundu.
Bu teklif oldukça yerinde ve iddialı olsa da, politika yapıcıların şu temel soruya yanıt vermesi gerekiyor: Bangladeş, İslami finans araçlarını mevcut borsalarına mı entegre etmeli, yoksa sıfırdan bağımsız bir İslami sermaye piyasası mı inşa etmeli?
Temel Analiz: Entegrasyon Şart
Akademik araştırmalar ve uluslararası emsaller (Malezya ve Endonezya gibi) ışığında cevap nettir: Önce entegre et, sonra (5-10 yıllık bir süreçte) bağımsız bir yapıya geçmeyi değerlendir. Henüz gerekli enstrümanlar, düzenlemeler ve yatırımcı tabanı oluşmadan bağımsız bir kurum kurmaya çalışmak, bankacılık sektöründe halihazırda yaşanan kurumsal parçalanma ve yönetim hatalarının tekrarlanması riskini taşır.
Mevcut Durum ve Sorunlar
- Sığ Bir Piyasa: Bangladeş sermaye piyasası, ekonomik büyüklüğüne göre oldukça az gelişmiş durumdadır. Dakka Borsası’nın (DSE) piyasa değeri, GSYİH’nin yalnızca %19,5’ine tekabül etmektedir (küresel ortalama %69’un üzerindedir).
- İslami Finans Boşluğu: Ülkede bankacılık varlıklarının yaklaşık %24’ü İslami bankacılık sisteminde olmasına rağmen, sermaye piyasasında düzenli bir kurumsal Sukuk (kira sertifikası) piyasası veya özel bir Şeriat uyumlu hisse senedi endeksi bulunmamaktadır.
- Talep Değil, Arz Sorunu: Güçlü bir İslami bankacılık tabanı, Şeriat uyumlu enstrümanlara yönelik kurumsal talebin var olduğunu gösterir. Sorun talepte değil, arz ve düzenleme eksikliğindedir.
Beş Maddelik Eylem Planı
Makale, İslami bir sermaye piyasası oluşturmak için şu adımların atılmasını önermektedir:
- DSE Şeriat Endeksi’nin Lansmanı: Mevcut Dakka Borsası bünyesinde, İslami fonların ve yabancı yatırımcıların kriter alabileceği resmi bir endeks ve denetim kurulu oluşturulmalıdır.
- Sukuk İhraçlarının Artırılması: Hükümet, altyapı projeleri için Sukuk kullanımını teşvik etmeli ve banka kredilerine bağımlılığı azaltmalıdır.
- İslami Yatırım Fonu Düzenlemeleri: Bireysel yatırımcılar için İslami yatırım ortaklıklarına yönelik düzenleyici çerçeve hızla oluşturulmalıdır.
- İslami Türev Ürünlerin Geliştirilmesi: Risk yönetimi için Şeriat uyumlu finansal korunma (hedging) araçları üzerinde çalışılmalıdır.
- Uzun Vadeli Hedef Olarak Bağımsız Borsa: Bağımsız bir İslami borsa, ancak piyasa derinliği ve ürün çeşitliliği sağlandıktan sonra (5-10 yıl içinde) kurulmalıdır.
Bangladeş; 170 milyonluk Müslüman nüfusu, güçlü İslami bankacılık sektörü ve yatırım yapmaya istekli diasporasıyla dönüşüm potansiyeline sahiptir. Ancak küresel deneyimler gösteriyor ki; İslami sermaye piyasalarında lider olan ülkeler, ayrışmadan önce derinlik inşa etmişlerdir. Bangladeş de aynısını yapmalı; temelleri aceleyle değil, sağlam bir şekilde atmalıdır.
Yazarlar: Prof. Dr. Mohammad Kabir Hassan (New Orleans Üniversitesi) ve Dr. Zobayer Ahmed (BIGM).


