Yılın son iki ayına girilirken ekonomi cephesinde hareketlilik yeniden arttı. Asgari ücret, memur maaşları ve yıl sonu enflasyon tahminleri tartışmaları sürerken, Merkez Bankası’nın açıklayacağı 2025 yılının son enflasyon raporu büyük merak konusu haline geldi.
Ekonomist Fatih Keresteci, katıldığı canlı yayında asgari ücret artışı, dezenflasyon süreci ve faiz politikasıyla ilgili dikkat çekici değerlendirmelerde bulundu.
“Dezenflasyon Süreci Yavaşladı”
PCF Kurucu Ortağı Fatih Keresteci, CNBC-e ekranlarında yaptığı açıklamada Türkiye’de enflasyonun düşüş hızının son dönemde belirgin şekilde yavaşladığını söyledi.
Keresteci, bu tabloyu üç temel nedene bağladı:
“İlk olarak konut ve kira fiyatlarında arz yönlü bir sıkışma söz konusu. Buna gıda fiyatlarındaki artış da eklenince tablo ağırlaşıyor.
İkinci olarak, yüksek altın ve mevduat faizleri nedeniyle iç talep canlı kalıyor.
Üçüncü ve en önemli unsur ise beklentiler. Vatandaşlar gelecekteki fiyat artışlarını bugünden hesaba katıyor. Bu da enflasyonu kalıcı hale getiriyor.”
Ekonomiste göre bu üç etkenin birleşimiyle “yapışkan enflasyon” ortaya çıkıyor ve bu yapının kırılması kolay olmayacak.
7 Kasım’da Merkez Bankası’ndan Kritik Rapor
Merkez Bankası, yılın son enflasyon raporu toplantısını 7 Kasım Cuma günü gerçekleştirecek. Keresteci, toplantıda hem 2025 hem de 2026 tahminlerinde güncelleme yapılmasını beklediğini belirtti.
“Bu yılı yüzde 32–33 aralığında kapatacağımızı düşünüyorum. Ancak asıl revizyon 2026 tahminlerinde olacak. Merkez Bankası artık tabloyu daha net görüyor.”
“Faiz İndirimi İhtimali Masada”
Ekim ayı enflasyon verilerini de değerlendiren Keresteci, aylık yüzde 2,55’lik artışın yıllık bazda yüzde 35 civarında bir seviyeye işaret ettiğini söyledi.
Buna rağmen piyasada pozitif bir hava oluştuğunu vurgulayan ekonomist, Merkez Bankası’nın Aralık ayında 1 puanlık faiz indirimi yapabileceğini dile getirdi:
“İki yıldır sıkı para politikası uygulanıyor ama enflasyon hâlâ dirençli. Artık yapısal reformların devreye alınması gerekiyor. Sadece para politikasıyla değil, güven ortamı içinde tüm ekonomik araçlarla birlikte hareket eden yeni bir yaklaşım benimsenmeli.”

Asgari Ücrette “Yüzde 25 Artış” Beklentisi
2026 yılı asgari ücret tahminlerine de değinen Keresteci, açlık sınırının mevcut asgari ücretin yüzde 30’un üzerinde olduğuna dikkat çekti. Ancak enflasyonla mücadele açısından temkinli bir artış yapılması gerektiğini vurguladı:
“Açlık sınırı bugün itibarıyla asgari ücretin yüzde 28,5 üzerinde. Sene sonunda bu fark yüzde 33’e çıkacak.
Ancak asgari ücreti yüzde 33 artırırsanız dengeler bozulur. Yeniden değerleme oranı yüzde 25,49 oldu. Bu nedenle ben de asgari ücrette yüzde 25 civarında bir artışın daha gerçekçi olacağını düşünüyorum.
Bu oran hem enflasyonun üzerinde kalır hem de piyasa dengelerini tamamen sarsmaz.”
Yeni Denge Arayışı Başlıyor
Uzmanlara göre Türkiye ekonomisi, önümüzdeki dönemde fiyat istikrarı ve büyüme arasında hassas bir denge kurmak zorunda kalacak.
Merkez Bankası’nın 7 Kasım’da açıklayacağı yeni enflasyon raporu, yalnızca 2026 yılına giden yolda asgari ücret artışını değil, aynı zamanda para politikasının yönünü de şekillendirecek.


