10 araçtan 6’sını tasarruf şirketleri finanse ediyor

Tasarruf Finansman Şirketleri
Tasarruf Finansman Şirketleri

Otomobil almak isteyenler, bankaların kısıtlı kredi limitleri nedeniyle direksiyonu “evim” sistemi olarak bilinen tasarruf finansmanı şirketlerine kırdı. Mart 2026 itibariyla bu şirketlerin taşıt kredilerindeki payı yüzde 60 ile 100 milyar TL’nin üzerine çıktı. Haziran ayında bu rakamın 130 milyar TL’ye ulaştığı tahmin ediliyor. Aynı dönemde bankaların payı ise yüzde 35’e kadar geriledi.

Türkiye’de otomobil satın almanın yeni finansman yolu, kamuoyunda “evim” sistemi olarak bilinen tasarruf finansmanı şirketleri oldu. Bankaların taşıt kredisi limitlerinin 4 yılı aşkın süredir güncellenmemesi, belirli bir peşinatla eşit taksitlerle araç almak isteyen tüketicileri hızla bu sisteme yöneltti. Talep o kadar arttı ki konut satışı için yola çıkan tasarruf finansmanı şirketlerinin ana iş kolu neredeyse otomotiv oldu. Bugün krediyle alınan her 10 araçtan 6’sı bu sistem üzerinden finanse edilir hale geldi.

YÜZDE 60’IN ÜZERİNDE PAY

Hürriyet’in Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’nın (TCMB) son Finansal İstikrar Raporu’ndan derlediği verilere göre, Mart 2026 itibarıyla 170 milyar TL’ye yaklaşan taşıt kredilerinin yaklaşık 100 milyar TL’si tasarruf finansmanı şirketlerinden geldi. Aynı dönemde bankaların sağladığı taşıt kredileri 55-60 milyar TL seviyesinde kaldı. Böylece tasarruf finansmanı şirketlerinin taşıt finansmanı içindeki payı yüzde 60’ı aşarken, bankaların payı yüzde 35’lere kadar geriledi.

135 MİLYAR TL ÖNGÖRÜSÜ

Sektör temsilcileri, Haziran 2026 itibarıyla 200 milyar TL’nin üzerine çıkan toplam taşıt kredileri içinde tasarruf finansmanı şirketlerinin payının yüzde 65’e yaklaştığını belirtiyor. Söz konusu şirketlerin otomotiv tarafındaki büyüklüğünün 135 milyar TL bandına ulaştığı tahmin ediliyor.

SİSTEM BÖYLE ÇALIŞIYOR

Tasarruf finansmanı sisteminin en büyük avantajı, banka kredisine erişemeyen tüketiciye faizsiz ve sabit taksitli bir alternatif sunması. Son zamanlarda bu sistemi finansman aracı olarak kullananlar da var. Sistemde hem sıfır kilometre hem de ikinci el otomobil için farklı seçenekler bulunuyor. Verilen peşinatın büyüklüğüne göre araç en erken 180 gün veya çekilişle daha uzun sürelerde teslim alınabiliyor.

Örneğin; hemen teslim modelinde tüketici, bedelin 45’ini peşin ödüyor. Normalde düzenleme gereği en erken 180 günde teslim alabiliyor ancak kiralama yöntemiyle hemen araç teslim ediliyor. Bazı şirketler yüzde 7 civarında dosya masrafına ek olarak kiralama bedeli alırken, bazıları yüzde 10-12 dosya masrafı uygulayıp ayrıca kiralama ücreti yansıtmıyor. 180 günün sonunda satış gerçekleşiyor ve ruhsata “satılamaz” şerhi konuluyor. Kalan tutar genellikle 12 ya da 24 ay vadeyle ödeniyor; taksitler bitince şerh kaldırılıyor.

SERMAYE GÜÇLENDİRİCİ KURALLAR GELDİ

Tasarruf finansmanı sistemi, banka kredisine erişemeyen tüketiciye faizsiz ve sabit taksitli bir alternatif sunuyor. Tüketici, belirli bir peşinat ve ödeme planıyla sıfır ya da ikinci el otomobil alabiliyor. Sistemde faiz yerine dosya/organizasyon ücreti ve bazı modellerde kiralama bedeli uygulanıyor. Peşinat arttıkça teslimat süresi kısalırken, düşük peşinatlı modellerde araç çekiliş ya da sıra sistemiyle teslim ediliyor.

Ancak bu modelde teslimat tarihi, toplam maliyet ve sözleşmeden çıkış koşulları kritik önem taşıyor. Sıfır kilometre araçta şirket, aracı genellikle filo alımıyla kendi adına daha uygun maliyetle temin ediyor; daha sonra kiralama sürecinin ardından tüketiciye ikinci el olarak satıyor. Bu durum aracı alacak kişinin daha yüksek maliyetlerle ve fiyatla satın almasına yol açıyor. Ayrıca taksitler bitene kadar ruhsata “satılamaz” şerhi konulabiliyor.

10 araçtan 6’sını tasarruf şirketleri finanse ediyor
0

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

0/30 karakter