Neciboğlu: Türkiye’de Katılım Sigortacılığı Büyüme Trendinde

featured

Neova Sigorta Genel Müdürü Neslihan Neciboğlu Middle East Insurance Review ile İngilizce Röportaj gerçekleştirdi. Röportajın çevirisini okuyabilirsiniz.

Türkiye’de katılım sigortacılığı (tekafül), artan müşteri talebi ve kurumsal altyapısını güçlendiren düzenleyici gelişmelerin desteğiyle son yıllarda istikrarlı bir büyüme sürdürüyor. Neova Sigorta’dan Neslihan Neciboğlu anlatıyor.

Tekafül (katılım sigortacılığı) Türkiye’ye nispeten geç geldi; ülkenin ilk katılım sigortası şirketi olan Neova Sigorta 2009 yılında kuruldu. Neova Sigorta CEO’su Neslihan Neciboğlu, sektörün 2017’de hayata geçirilen kapsamlı düzenleyici çerçeveyle çok daha güçlü bir temele kavuştuğunu belirtiyor.

Bu çerçeve, sürdürülebilir pazar büyümesinin temelini oluşturdu. Katılım sigortacılığı, Türkiye sigorta pazarının yaklaşık %6’sını oluşturacak şekilde büyüdü. Türkiye Sigorta Birliği (TSB) verilerine göre sektör 2025’te %26,7 reel büyüme kaydetti ve 2026’nın ilk yarısında da %13,6’lık reel büyümeyle bu ivmeyi korudu.

Neciboğlu, “Büyümenin temel itici gücü, katılım finansına yönelik farkındalığın artması oldu. Bugünün müşterileri sadece finansal ihtiyaçlarını karşılayan ürünler değil, aynı zamanda değerleriyle örtüşen çözümler arıyor” dedi.

Hayat dışı branşlar hâkim, hayat sigortası yeni büyüme alanı

Toplam katılım sigortası prim üretiminin yaklaşık %96’sını hayat dışı iş kolları, kalan %4’ünü ise hayat sigortası ve emeklilik segmenti oluşturuyor. Trafik sigortası (zorunlu mali sorumluluk) ve kasko, tekafül büyümesine en çok katkı sağlayan branşlar arasında; bunlara sağlık, yangın, mühendislik, sorumluluk ve sürety tekafül branşları da eşlik ediyor. Trafik ve sağlık branşları birlikte, toplam tekafül prim üretiminin yaklaşık yarısını oluşturuyor.

Türkiye’de halihazırda dördü hayat dışı, üçü ise uzmanlaşmış hayat ve emeklilik şirketi olmak üzere yedi katılım sigortası şirketi faaliyet gösteriyor.

Katılım hayat sigortasının geliştirilmesi

Neciboğlu, hayat dışı iş kolunun mevcut hâkimiyetine rağmen katılım hayat ve emeklilik sigortacılığının Türkiye’de önemli bir potansiyele sahip olduğunu söylüyor: “Hayat sigortası, sigorta modeline yönelik hassasiyetlerin, konvansiyonel sigorta ürünlerine diğer branşlarda açık olabilecek müşteriler arasında bile daha belirgin hale gelebildiği bir alan. Bu nedenle katılım esaslı hayat sigortası ürünleri, katılım finans ilkeleriyle uyumlu koruma çözümleri sunarak gerçek bir pazar ihtiyacına cevap verme potansiyeline sahip.”

Neciboğlu, “Devlet katkıları, vergi teşvikleri ve uzun vadeli tasarruf ihtiyacının artması, hayat sigortası ve emeklilik çözümlerini müşteriler için giderek daha cazip hale getiriyor” diye ekliyor.

Kredi bağlantılı hayat sigortası, tasarruf odaklı ürünler ve katılım emeklilik çözümlerinin bu segmenti daha da genişletebileceğini belirten Neciboğlu, “Anahtar, hem ticari olarak sürdürülebilir hem de katılım finans ilkeleriyle açıkça uyumlu ürünler tasarlamak olacak” diyor.

İslami bankacılık büyümeyi destekliyor

Katılım bankaları ve finansman şirketleri de tekafülün gelişiminde önemli bir rol oynuyor. Bu kurumların müşterileri genellikle faizsiz finansal çözümleri tercih ederken, konut finansmanı, taşıt finansmanı, tüketici finansmanı ve uzun vadeli tasarrufa bağlı koruma ürünlerine de ihtiyaç duyuyor.

Neciboğlu, aile tekafülünün büyümesinde katılım bankalarının önemine dikkat çekerek şöyle diyor: “Katılım bankaları, katılım finans ilkeleriyle son derece uyumlu bir müşteri tabanına zaten sahip. Konut finansmanı, taşıt finansmanı, tüketici finansmanı ve KOBİ finansmanı gibi ürünler aracılığıyla katılım esaslı hayat sigortasına doğal bir talep de yaratıyorlar. Benzer şekilde finansman şirketleri de bu alanda talep oluşturuyor.”

Katılım bankalarının, finansman, danışmanlık ve koruma ihtiyaçlarını aynı ekosistem içinde bir araya getiren güvenilir finansal temas noktaları olduğunu belirten Neciboğlu, “Bu nedenle katılım esaslı hayat sigortası bağımsız bir ürün hattı olarak değil, katılım bankacılığı, katılım emeklilik ürünleri ve diğer faizsiz finansal çözümlerle birlikte daha geniş katılım finans ekosisteminin ayrılmaz bir parçası olarak geliştirilmeli” diyor.

Türkiye’de üçü dijital banka olmak üzere 13 katılım bankası faaliyet gösteriyor. Katılım bankaları toplam bankacılık aktiflerinin yaklaşık %9,5’ini kontrol ediyor ve 20 milyon müşteriye hizmet veriyor. Neciboğlu, “Dijital bankacılık, uzaktan müşteri kazanımı ve şube ağı yetenekleri, katılım bankalarının güçlü dağıtım altyapıları ve çok kanallı hizmet kapasiteleri sayesinde katılım sigortacılığı için önemli bir büyüme potansiyeli sunduğunu gösteriyor” diyor.

Emeklilik fonları

Neciboğlu, Türkiye’deki emeklilik fonlarının çoktan önemli bir büyüme kaydettiğini ve hayat sigortası işinin gelişimine güçlü destek sağlayabileceğini söylüyor.

Türkiye’nin bireysel emeklilik sistemi verileri bu görüşü destekliyor: “Katılım esaslı emeklilik fonları, bireysel emeklilik katılımcılarının %35’i tarafından tercih ediliyor; bu oran Otomatik Katılım Sistemi (OKS) kapsamında %60’a çıkıyor. Bu veriler, müşterilerin uzun vadeli finansal planlama için tasarlanmış ürünlerde katılım esaslı çözümlere güçlü bir talep gösterdiğini ortaya koyuyor. Aynı eğilim, özellikle katılım esaslı hayat sigortası olmak üzere uzun vadeli koruma ürünleri için önemli fırsatlar yaratıyor.”

Neciboğlu, bu potansiyelin tam olarak gerçekleştirilmesinin daha geniş bir ürün yelpazesi, dijital dağıtım kanallarının daha etkin kullanımı, banka çalışanları arasında daha güçlü ürün bilgisi ve danışmanlık kapasitesi ile müşteri farkındalığını artırmaya yönelik sürekli çabalar gerektireceğini ekliyor.

Dengeli bir düzenleyici çerçeveyi benimsemek

Neciboğlu, Sigortacılık ve Özel Emeklilik Düzenleme ve Denetleme Kurumu’nun (SEDDK) katılım finansına yönelik stratejik yaklaşımını sektörün gelişimi açısından kilit olarak görüyor.

“SEDDK’nın hem düzenleyici çerçeveyi hem de piyasayı güçlendirmek için yürüttüğü çalışmalar, Türkiye’nin Orta Vadeli Programı’nda katılım sigortacılığı ve katılım emeklilik sistemlerine verilen önemle birlikte, sektöre güveni artırırken şirketleri bu alana yatırım yapmaya teşvik etti” diyor Neciboğlu.

Son yıllarda hayata geçirilen düzenleyici girişimlerin katılım sigortacılığına daha net bir yasal ve operasyonel çerçeve kazandırdığını belirten Neciboğlu, bunların şirketleri danışma kurulları, katılım uyum birimleri, raporlama mekanizmaları ve iç kontrol sistemleri gibi yönetişim yapıları kurmaya teşvik ettiğini ve sektörün kurumsal gelişimine önemli katkı sağladığını ekliyor.

Bununla birlikte Neciboğlu, Türkiye’deki katılım sigortacılığı modelinin diğer ülkelerde uygulanan klasik tekafül modelleriyle birebir aynı olmadığını vurguluyor: “Model, Türkiye’nin kendi hukuk sistemi, sigorta piyasası, dağıtım kanalları ve sektör dinamikleri doğrultusunda evrilerek, ülkenin kendine özgü ihtiyaçlarını ve piyasa gerçeklerini yansıtan bir yapıya dönüştü.”

Bu nedenle gelecekteki düzenlemelerin, sektörün ihtiyaçlarını gözeten pratik, sürdürülebilir ve piyasa odaklı bir yaklaşımı korumasının önemine değinen Neciboğlu, katılım sigortacılığının temel ilkelerini koruyan ve piyasanın gelişimini destekleyen dengeli bir düzenleyici çerçevenin, hem sektörün büyümesine hem de katılım sigortacılığına duyulan güvenin pekişmesine katkı sağlayacağını belirtiyor.

Dijitalleşme, inovasyon ve dağıtım

Neciboğlu, mevcut düşük tabanı göz önüne alındığında katılım sigortacılığının bir bütün olarak önemli bir büyüme potansiyeli taşıdığını belirtiyor: “Bu potansiyeli ortaya çıkarmak; dijital dönüşüm, ürün inovasyonu ve dağıtım kanallarının etkin kullanımı olmak üzere üç temel alana güçlü bir odaklanma gerektirecek.”

Günümüz müşterilerinin hızlı, basit ve sorunsuz dijital deneyimler beklediğini, bu nedenle poliçe düzenlemeden hasar yönetimine kadar tüm müşteri yolculuğunun teknolojiyle desteklenmesi gerektiğini belirten Neciboğlu, “Neova Sigorta olarak bu alana önemli yatırımlar yapmaya devam ediyoruz. 2025’te piyasaya sürdüğümüz siber sigorta ürünleriyle Türk sigorta sektöründe pazar lideri olduk” diyor.

Neciboğlu ayrıca katılım sigortacılığının geleneksel ürün hatlarının ötesine geçerek büyümeye devam etmesi, aynı zamanda dağıtım ve pazar farkındalığının güçlendirilmesi gerektiğini ekliyor.

Tekafül, sigorta penetrasyon oranını artırıyor

Neciboğlu, katılım sigortacılığının Türkiye’de sigorta penetrasyonunun artırılmasında da önemli bir rol oynadığına inanıyor.

“Yaklaşık 86 milyonluk nüfusuyla Türkiye büyük ve dinamik bir pazarı temsil ediyor. Bu pazar içinde, finansal ürün ve hizmetlerin katılım finans ilkeleriyle ve kendi finansal-etik beklentileriyle uyumlu olmasına önem veren önemli bir müşteri kesimi bulunuyor. Katılım sigortacılığının pazar payındaki hızlı büyümesinin en önemli sonuçlarından biri, daha önce sigortasız veya yetersiz sigortalı olan müşteri kesimlerine ulaşabilme yeteneği oldu. Bu sayede sigorta koruması genişlerken, sigorta piyasası da daha kapsayıcı hale geliyor” diyor Neciboğlu.

Katılım sigortacılığını konvansiyonel sigortayla doğrudan rekabet halinde değil, pazar erişimini genişleten tamamlayıcı bir model olarak gördüğünü belirten Neciboğlu, şeffaf, güvene dayalı ve müşteri odaklı bir model sunarak tekafülün, sigorta satın alırken daha fazla farkındalık, rehberlik veya güvene ihtiyaç duyan bireyler ve işletmeler dahil olmak üzere daha geniş müşteri kesimleri için sigortayı daha erişilebilir ve anlaşılır hale getirebileceğini söylüyor.

Uluslararası bağlantılar kurmak

Neciboğlu, Türkiye’deki katılım sigortacılığı sisteminin dünyadaki diğer tekafül piyasalarıyla daha güçlü ilişkiler kurması gerektiğini söylüyor: “Bu ilişkiler; retekafül kapasite değişimi, know-how transferi, ortak ürün geliştirme, teknik iş birliği ve yeni stratejik ortaklıklar yoluyla güçlendirilmeli.”

Uluslararası genişleme, Neova Sigorta’nın kendi stratejisinin de merkezinde yer alıyor. Neciboğlu, “Neova Sigorta’nın kısa-orta vadeli en önemli hedeflerinden biri, güçlü ve küresel çapta tanınan bir tekafül şirketi olmak. Amacımız yalnızca Türkiye’de katılım sigortacılığının gelişimine katkıda bulunmak değil, aynı zamanda dünyanın farklı bölgelerinde tekafülün büyümesini desteklemek ve bu büyümeye öncülük etmek” diyor.

Neova Sigorta, yurt içi faaliyetlerinin ötesinde Lloyd’s piyasasına sermaye sağlıyor ve gelen reasürans anlaşmaları yoluyla uluslararası katılım sigortacılarına ve retekafül şirketlerine retekafül kapasitesi sunuyor.

Neciboğlu, “Bu girişimlerin, Türkiye’de katılım sigortacılığının sürdürülebilir büyümesini desteklerken, tekafül sektörünün küresel konumunu da güçlendirmeye katkıda bulunacağına inanıyoruz” diyerek sözlerini tamamlıyor.


Kaynak: Middle East Insurance Review, Eylül 2026 — Osama Noor

Bu röportaj, Katılım Ekonomisi editörleri tarafından Türkçe’ye çevrilmiştir.

Neciboğlu: Türkiye’de Katılım Sigortacılığı Büyüme Trendinde
0

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

0/30 karakter