Türkiye Sigorta Birliği (TSB), sigorta sektörünün geleceğine yönelik hedeflerini, önceliklerini ve ihtiyaç duyulan yapısal dönüşüm alanlarını ortaya koyan kapsamlı bir “Durum Belgesi” yayımladı. Neova Sigorta Genel Müdürü ve TSB Yönetim Kurulu Üyesi Neslihan Neciboğlu, NTV’de Noyan Doğan’ın sunduğu Bakış Programı’nda belgeye ilişkin değerlendirmelerde bulunarak sektörün 2030 vizyonunu anlattı.
Neciboğlu, söz konusu çalışmanın yalnızca sigorta şirketlerinin değil; kamu kurumlarının, dağıtım kanallarının, asistans şirketlerinin ve sektörün tüm paydaşlarının ortak ajandasını ortaya koyduğunu belirterek, sigortacılığın sürdürülebilir büyümesi için atılması gereken adımları tek bir çatı altında topladıklarını söyledi.
Türkiye’nin deprem başta olmak üzere sel, dolu ve iklim değişikliğine bağlı afet riskleriyle karşı karşıya bulunduğunu vurgulayan Neciboğlu, küresel ölçekte artan ekonomik belirsizlikler, ticaret savaşları, enerji kaynaklı riskler ve jeopolitik gelişmelerin sigortacılık sektörünün önemini her geçen gün artırdığını ifade etti.
Durum Belgesi’nin hazırlanma amacının sektörün ortak vizyonunu ortaya koymak olduğunu belirten Neciboğlu, “Bugün herhangi bir kişi bu belgeyi okuduğunda Türkiye sigorta sektörünün ajandasında hangi konuların bulunduğunu, hangi alanlarda gelişim hedeflediğini ve önümüzdeki yıllarda hangi konulara odaklanacağını rahatlıkla görebilir” dedi.
Sigortacılığın doğası gereği çok paydaşlı bir sektör olduğunu ifade eden Neciboğlu, kamu desteğinin sektörün gelişiminde kritik rol oynadığını söyledi.
2030 hedefi: 50 milyar dolar prim üretimi
TSB’nin ortaya koyduğu vizyon kapsamında sektörün büyüme hedeflerine de değinen Neciboğlu, Türkiye sigorta sektörünün 2025 yılı sonunda 25 milyar doların üzerinde bir prim büyüklüğüne ulaşacağını belirtti.
2030 yılı hedefinin ise bu büyüklüğü iki katına çıkararak 50 milyar dolar seviyesine taşımak olduğunu kaydeden Neciboğlu, sigorta penetrasyon oranının da mevcut yüzde 2 seviyelerinden yüzde 4,7-5 bandına yükseltilmesinin amaçlandığını söyledi.
Neciboğlu, bu hedeflere ulaşabilmek için sigortayla henüz tanışmamış milyonlarca vatandaşın sisteme dahil edilmesi gerektiğine dikkat çekti.
Sigortalılık oranını artıracak yeni modeller
Durum Belgesi’nde yalnızca trafik, kasko ve sağlık gibi geleneksel branşların değil, sigorta sektörünün geleceğini şekillendirecek yeni uygulamaların da yer aldığını belirten Neciboğlu, bunlardan birinin “gömülü sigorta” modeli olduğunu söyledi.
Dünyada “embedded insurance” olarak bilinen sistemde sigorta ürününün, satın alınan ürün veya hizmetin bir parçası olarak tüketiciye sunulduğunu ifade eden Neciboğlu, cep telefonu, beyaz eşya, fotoğraf makinesi ve benzeri dayanıklı tüketim ürünlerinde bu uygulamanın yaygın şekilde kullanıldığını anlattı.
Türkiye’de de örneklerinin bulunduğunu ancak istenen seviyeye ulaşmadığını belirten Neciboğlu, gömülü sigortanın temel amacının prim üretiminden çok vatandaşların sigortayla tanışmasını sağlamak olduğunu vurguladı.
“Türkiye’de hâlâ sigorta ile tanışmamış geniş bir kesim bulunuyor. Özellikle genç nüfusun sigorta farkındalığını artırmak açısından gömülü sigorta önemli bir fırsat sunuyor” diyen Neciboğlu, bu modelin sigorta bilincinin gelişmesine katkı sağlayacağını ifade etti.
Mevzuatta yeni adımlar atılıyor
Gömülü sigortanın gelişiminin önündeki bazı mevzuatsal sınırlamaların bulunduğunu belirten Neciboğlu, Sigortacılık ve Özel Emeklilik Düzenleme ve Denetleme Kurumu’nun (SEDDK) konuya destek verdiğini söyledi.
Bu modelde sigortanın ürünle birlikte aynı noktada sunulmasının önemine dikkat çeken Neciboğlu, tüketicinin satın alma anında sigorta korumasına ulaşabilmesinin sistemin başarısı açısından kritik olduğunu vurguladı.
Finansal sigortalar ön plana çıkıyor
Durum Belgesi’nde öne çıkan bir diğer başlık ise finansal sigortalar oldu.
Neciboğlu, finansal sigortalar kapsamında kefalet sigortaları, bina tamamlama sigortaları ve emniyeti suistimal sigortalarının yer aldığını belirterek, özellikle kefalet sigortalarının sektör açısından önemli bir büyüme alanı oluşturduğunu söyledi.
Dünyada uzun yıllardır kullanılan kefalet sigortalarının Türkiye’de henüz istenen seviyeye ulaşamadığını ifade eden Neciboğlu, özellikle ABD, Kanada ve Avrupa’da bu ürünün oldukça yaygın olduğunu anlattı.
Kefalet sigortaları reel sektöre alternatif sunuyor
Kefalet sigortalarının banka teminat mektuplarına alternatif oluşturduğunu belirten Neciboğlu, Türkiye’de sigorta sektörünün bu alandaki payının hâlâ yüzde 1’in altında bulunduğunu söyledi.
2022 yılında yapılan yasal düzenleme ile kamu kurumlarının banka teminat mektuplarının yanı sıra kefalet senetlerini de kabul etmeye başladığını hatırlatan Neciboğlu, bunun sektör açısından önemli bir dönüm noktası olduğunu vurguladı.
Gelir İdaresi Başkanlığı ile yapılan çalışmalar sonucunda kefalet senetlerinin Türkiye genelindeki vergi dairelerinde kullanılabildiğini belirten Neciboğlu, Gümrükler Genel Müdürlüğü ile de entegrasyon çalışmalarının sürdüğünü açıkladı.
Kefalet sigortalarının şirketlere finansal esneklik sağladığını ifade eden Neciboğlu, birçok şirketin banka limitlerini nakit yatırımlar ve finansman ihtiyaçları için kullanmayı tercih ettiğini, teminat ihtiyaçlarının ise sigorta sektörü tarafından karşılanmasının önemli avantajlar sunduğunu söyledi.
Sigorta sektörü COP31’e hazırlanıyor
Programda ele alınan bir diğer önemli konu ise Türkiye’nin ev sahipliği yapacağı COP31 İklim Zirvesi oldu.
9-20 Kasım tarihleri arasında Antalya’da gerçekleştirilecek zirvenin Türkiye’nin bugüne kadar ev sahipliği yaptığı en büyük uluslararası organizasyonlardan biri olacağını belirten Neciboğlu, 100’ün üzerinde ülkeden devlet başkanları, kamu temsilcileri, akademisyenler ve özel sektör yöneticilerinin Antalya’da bir araya geleceğini söyledi.
Yaklaşık 300 bin kişinin katılımının beklendiği organizasyonda sigorta sektörünün de önemli bir rol üstleneceğini ifade eden Neciboğlu, Türkiye Sigorta Birliği’nin COP31 hazırlıkları kapsamında sektör adına koordinasyon görevi yürüttüğünü belirtti.
İklim risklerinin çözümünde sigorta kritik rol oynuyor
İklim değişikliğinin oluşturduğu risklerin artık tüm dünyanın ortak gündemi haline geldiğini vurgulayan Neciboğlu, sigorta sektörünün bu risklerin yönetilmesinde kritik bir görev üstlendiğini söyledi.
Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz ile gerçekleştirilen görüşmelerde de sigorta sektörünün COP31’de aktif rol üstlenmesinin öneminin vurgulandığını belirten Neciboğlu, zirve kapsamında sigortaya özel bir bölüm ve etkinlik düzenleneceğini açıkladı.
Dünyanın farklı ülkelerinden gelecek sigortacılarla birlikte yeni politika önerilerinin ve risk paylaşım modellerinin ele alınacağını ifade eden Neciboğlu, sektörün küresel iklim riskleri karşısındaki rolünün daha görünür hale geleceğini söyledi.
DASK ve TARSİM dünyaya anlatılacak
COP31’in Türk sigorta sektörü için önemli bir vitrin olacağını belirten Neciboğlu, Türkiye’nin afet yönetimi alanında geliştirdiği DASK ve TARSİM gibi başarılı modellerin uluslararası platformda tanıtılacağını ifade etti.
Neciboğlu, zirvenin yalnızca iklim politikalarının değil, aynı zamanda sigorta sektörünün küresel iş birliklerini geliştireceği ve yeni risk havuzu modellerinin tartışılacağı önemli bir buluşma noktası olacağını sözlerine ekledi.


