Ana faaliyeti olmamasına rağmen şirketin Katılım Finans ilkelerine aykırı faaliyetler ve işlemlerden elde ettiği gelirin resmi olarak netleştiğinde ortaklarınca hiçbir menfaat beklemeden elden çıkarılması işlemidir. Her yatırımcının sahip olduğu lot başına göre mahzurlu gelirden sorumlu olduğu bu işlem aynı zamanda endeksteki şirketlerin alım satıma konu edilmesinin bir şartıdır. Şirketler borçlarını ödemek ya da yatırım yapmak için zaman zaman faize bulaşabilmekte ya da gelirlerine dinimizce haram kabul edilen bir para karıştırabilmektedir. Bu konularla ilgili yapılan fıkhî çalıştaylarda bu şirketlerin gelirine karışan haram para yüzde beş veya daha az olması durumunda bu şirketin hisselerini almanın caiz olduğu ANCAK haram olan bu oranın elden çıkarılması gerektiği sonucuna varılmıştır. İşte hissenin bu haram kabul edilen miktardan temizlenmesine arındırma denir. Arındırılacak para kendimizin ve ailemizin menfaatine kullanılamaz. İhtiyacı olanlara veya hayır kurumlarına sevap beklentisi olmadan verilebilir.
Arındırma, TKBB Danışma Kurulu’nun standart ve rehberlere göre temettü ödemesine bakılmaksızın yılda iki defa en geç 1 Mayıs ve 1 Ekim tarihlerinde Katılım endeksi resmi olarak güncellendikten sonra yapılır. Şirketlerin 1 Ekim’e kadar açıklanan ve sonuçlanan Katılım Finans İlkeleri Bilgi Formu’nda belirttiği mahzurlu gelirler, aslında 1 Ocak – 30 Haziran arasındaki mali tablolara göre oluşturulmuş ve çıkarılmış bir sonuçtur. Dolayısıyla kişi yılın ilk dönemi olan 1 Ocak ve 30 Haziran arasındaki tarihlerde alım satımla şirkete ortak olduysa arındırma hesaplaması için baz alacağı veriler, 1 Ekim’de açıklanan mahzurlu gelirlerdir. Yine aynı şekilde şirketlerin 1 Mayıs’a kadar açıklanan ve sonuçlanan Katılım Finans İlkeleri Bilgi Formu’nda belirttiği mahzurlu gelirler, yıllık mali tablolara göre oluşturulmuş ve çıkarılmış bir sonuçtur. Dolayısıyla kişi yılın ikinci dönemi olan 1 Temmuz ve 31 Aralık arasındaki tarihlerde alım satımla şirkete ortak olduysa arındırma hesaplaması için baz alacağı veriler, 1 Mayıs’ta resmileşen mahzurlu gelirlerdir. Özetleyecek olursak; 1. dönem > 1 Ocak – 30 Haziran Bu tarihler arasında ortak olduğunuz şirketlerin arındırma için gereken mahzurlu gelirleri 1 Ekim’de açıklanıyor. 2. dönem > 1 Temmuz – 31 Aralık Bu tarihler arasında ortak olduğunuz şirketlerin arındırma için gereken mahzurlu gelirleri 1 Mayıs’ta açıklanıyor.
Ben şimdiye kadar hep kârdan %5 arındırma yapıyordum. BIST katılım, lot ve gün sayısı şeklinde arındırmayı düzenleyince ben bu yeni sistemle değil de, arındırmayı yine kârdan %5 şeklinde yapabilir miyim? Burda dikkat etmeniz gereken iki nokta var: 1. Sadece kar üzerinden değil zararda da arındırma yapmalısınız. Çünkü bu bir ortaklık ve İslamda ortaklık ilkesi bunu gerektirir. 2. Kâr üzerinden bir şartla arındırma yapabilirsiniz: Endeks güncellendiğinde ve elinizde tuttuğunuz hisse senetlerinin mahzurlu gelirleri netleştiğinde arındırma hesaplamasını lot üzerinden yapıp zaten kârdan verdiğiniz arındırmadan az olmadığına dikkat edin. Eğer az verilmişse üstünü tamamlamalısınız. Arındırma için kardan %5 ayrılarak bir arındırma kumbarası/sandığı oluşturabilirsiniz ancak bu geçici bir yöntem ve endeks dönemi de geldiğinde sağlaması muhakkak yapıldıktan sonra eğer eksik çıkarsa üstü tamamlanmalıdır.
Arındırma işleminde benimsenen iki yöntem bulunmaktadır. Bunlar (i) kâr payı arındırması ve (ii) haram gelir arındırmasıdır. Kâr payı (temettü) arındırması için şirketin mahzurlu gelirlerinin toplam gelirlerine oranı dikkate alınır. Şirketten alınan temettü için mahzurlu gelir oranı kadar arındırma yapılarak elden çıkartılır. Bir örnek verecek olursak Ereğli‘den temettü olarak 100 birim aldığınızı varsayalım. Uygun olmayan faaliyetlerden gelir oranına baktığımızda da bunun %2,3 olduğunu görüyoruz. Dolayısıyla bu temettü parasının %2,3ünü yani 2,3 birim elden çıkarmamız gerekiyor. Ancak TKBB Danışma Kurulu’na göre bu yöntem sadece temettü yatırımcılığı için geçerlidir. İkinci teknik olan ve TKBB Danışma Kurulu’nun da öne çıkardığı haram gelirlerin arındırılmasında yatırımcının payı oranında sorumlu tutulduğu yöntemdir. Bu yöntemde her yatırımcı, sahip olduğu hisse senetleri sayısı ve elinde tuttuğu gün sayısına göre şirketin toplam mahzurlu gelirlerinden kendisine düşen tarafı arındırmak zorundadır.
Bu sistemsel ve bürokratik bir sınırlama, süreç ve zorunluluktan dolayı oluşan bir durumdur. Geriye dönük yapılması da şu şekilde olur: Şirketlerin 1 Ekim’de açıklanan ve sonuçlanan Katılım Finans İlkeleri Bilgi Formu’nda belirttiği mahzurlu gelirler, aslında 1 Ocak – 30 Haziran arasındaki mali tablolara göre oluşturulmuş ve çıkarılmış bir sonuçtur. Dolayısıyla kişi yılın ilk dönemi olan 1 Ocak ve 30 Haziran arasındaki tarihlerde alım satımla şirkete ortak olduysa arındırma hesaplaması için baz alacağı veriler, 1 Ekim’de açıklanan mahzurlu gelirlerdir. Yine aynı şekilde şirketlerin 1 Mayıs’ta açıklanan ve sonuçlanan Katılım Finans İlkeleri Bilgi Formu’nda belirttiği mahzurlu gelirler, aslında 1 Temmuz – 31 Aralık arasındaki mali tablolara göre oluşturulmuş ve çıkarılmış bir sonuçtur. Dolayısıyla kişi yılın ikinci dönemi olan 1 Temmuz ve 31 Aralık arasındaki tarihlerde alım satımla şirkete ortak olduysa arındırma hesaplaması için baz alacağı veriler, 1 Mayıs’ta açıklanan mahzurlu gelirlerdir. Özetleyecek olursak; 1. dönem: 1 Ocak – 30 Haziran Bu tarihler arasında ortak olduğunuz şirketlerin arındırma için gereken mahzurlu gelirleri 1 Ekim’de açıklanıyor 2. dönem: 1 Temmuz – 31 Aralık Bu tarihler arasında ortak olduğunuz şirketlerin arındırma için gereken mahzurlu gelirleri 1 Mayıs’ta açıklanıyor
Arındırmanın yatırımcının menfaatine olacak şekilde kullanılması, zekât veya vergi olarak verilmesi caiz görülmemektedir. Kişinin bakmakla yükümlü olduğu birinci dereceden yakınları hariç her ihtiyaç sahibine veya hayır kurumlarına vermekle ilgili yatırımcı gerekli özeni göstermelidir. Arındırılacak miktarın ya bireysel olarak ihtiyaç sahibi bir kişiye karşılıksız şekilde verilmesi ya da Müslümanların ortak yararına kullanılabilecek bir kanala aktarılması gerekmektedir. Ayrıca Allah’ın temiz olduğu ve sadece temiz olanları kabul edeceği belirtilerek bu bağışlama işlemleri sonucu herhangi bir sevap beklentisi içerisinde olunmaması gerekir.
