Katar’ın katılım bankacılığı sektörü, genel bankacılık sektöründeki güçlü görünüm, gelişen düzenleyici çerçeve, yaygınlaşan dijital hizmetler ve sukuk ile sürdürülebilir finansmana yönelik artan talebin etkisiyle istikrarlı büyümesini sürdürüyor ve ülkenin finansal sistemi içerisindeki konumunu güçlendiriyor.
Katar Merkez Bankası’nın (QCB) ağustos ayında yayımladığı 2025 Finansal İstikrar Raporundaki son verilere göre, Katar bankacılık sektörünün dayanıklılığı ve istikrarı devam etti. Bankacılık sektörünün toplam aktifleri, kamu ve özel sektördeki kredi büyümesinin etkisiyle yüzde 5,1 arttı. Aktif kalitesi, takipteki kredilerdeki (NPL) düşüş ve risklere karşı ayrılan karşılıkların güçlenmesiyle iyileşmeye devam ederken, sermaye tamponları ve likidite düzenleyici asgari seviyelerin oldukça üzerinde kaldı.
Rapora göre bankacılık sektörünün sermaye yeterlilik oranı 2025 yılında yüzde 19,9’a yükselirken, 2024 yılında bu oran yüzde 19,6 seviyesindeydi. Birinci kuşak sermaye (Tier 1) oranı ise yüzde 15,2’den yüzde 15,7’ye çıktı. Takipteki kredi (NPL) oranı yüzde 3,6’dan yüzde 3,4’e gerilerken, takipteki krediler için karşılıkların karşılama oranı yüzde 77,4’ten yüzde 84,6’ya yükseldi. Likit varlıklar toplam aktiflerin yüzde 25,2’sini, kısa vadeli yükümlülüklerin ise yüzde 58,8’ini oluşturdu.
Bu arada, Bait Al-Mashura Finance Consultations tarafından hazırlanan Katar Devleti’ndeki İslami Finansın 9. Yıllık Raporu, ülkenin daha geniş katılım finans ekosistemindeki büyümeyi ortaya koydu. Toplam katılım finans sektörü aktifleri 2025 yılında 682,3 milyar Katar riyalinden (QAR) 718,5 milyar Katar riyaline yükseldi.
Katılım bankaları, 616,5 milyar Katar riyali ile toplam sektör aktiflerinin yüzde 85,8’ini oluşturarak en büyük paya sahip oldu. Katılım bankalarının aktifleri yıllık bazda yüzde 5,3 büyürken, bu oran yüzde 5 seviyesinde kalan konvansiyonel ticari bankaların büyüme hızının üzerinde gerçekleşti. Katılım bankalarının aktifleri, Katar’daki toplam bankacılık sektörü aktiflerinin yaklaşık yüzde 28’ine karşılık geldi.
Sukuk, toplam katılım finansal varlıkları içerisinde yaklaşık yüzde 11 ile ikinci sırada yer alırken, bunu yüzde 0,7 ile tekafül (İslami sigorta) takip etti. Geri kalan bölüm ise İslami finans, yatırım şirketleri ve yatırım fonları arasında dağıldı.
Katılım bankalarının yurt içi aktifleri yüzde 4,6 artışla 554,3 milyar Katar riyaline ulaşırken, mevduatlar yüzde 7,5 artarak 364,4 milyar Katar riyaline yükseldi. Bu tutar, toplam bankacılık sektörü mevduatlarının yaklaşık yüzde 35’ini oluşturdu.
Katılım bankalarının sağladığı toplam finansman ise yüzde 4,2 artışla 418,3 milyar Katar riyaline ulaştı. Bu rakam, bankacılık sektöründeki toplam finansmanın yaklaşık yüzde 29’una karşılık geldi.
Katar’ın dört katılım bankası olan Qatar Islamic Bank (QIB), Masraf Al Rayan, Dukhan Bank ve Qatar International Islamic Bank (QIIB), ekonominin önemli sektörlerindeki güçlü pazar paylarıyla katılım bankacılığının ülkedeki ağırlığını ortaya koydu.
Katılım bankalarının toplam tüketici finansmanındaki payı yüzde 63, gayrimenkul finansmanındaki payı yüzde 44, inşaat finansmanındaki payı yüzde 42 ve sanayi finansmanındaki payı yüzde 34 olarak gerçekleşti. Katılım bankalarının toplam finansmanının yüzde 96’sı yurt içi piyasaya yönlendirildi.
Bu elverişli ortamda, Qatar News Agency’ye (QNA) konuşan ekonomistler ve sektör uzmanları, Katar’da katılım bankacılığının dijitalleşme, finansal inovasyon ve sürdürülebilir finansman tarafından desteklenen çok yönlü bir büyüme sürecinden geçtiğini belirtti.
QIIB Üst Yöneticisi (CEO) Dr. Abdulbasit Ahmed Al Shaibei, QNA’ya yaptığı değerlendirmede sektörün performansındaki güçlü seyrin Katar’ın sağlam faaliyet ortamından, uzun vadeli stratejik planlarından ve sektörün bireysel ve kurumsal ihtiyaçlara yönelik, şeriata uygun ürünler geliştirme konusundaki inovasyon kapasitesinden kaynaklandığını söyledi. Al Shaibei, bu süreçte risk yönetimi ve kurumsal yönetim standartlarının korunmasının önemine de dikkat çekti.
Al Shaibei, dijital altyapıya erken dönemde yapılan yatırımların operasyonel verimliliği artırdığını, maliyetleri düşürdüğünü ve müşteri deneyimini iyileştirdiğini belirterek bunun katılım finans kuruluşlarına duyulan güveni güçlendirdiğini ifade etti.
QIIB’in güçlü sermaye yapısı ve ödeme gücü sayesinde dijital hizmetlerini genişlettiğini, stratejik ortaklıklar kurduğunu ve katılım bankacılığı alanındaki uzmanlığını uluslararası piyasalara taşıdığını kaydeden Al Shaibei, sukuk piyasasının da Katar Ulusal Vizyonu 2030 kapsamındaki ulusal kalkınma projeleriyle bağlantılı olarak güçlü büyüme potansiyeline sahip olduğunu belirtti.
Al Shaibei, sukukun yatırım likiditesini reel ekonomik projelerle buluşturan yapısına dikkat çekerek QIIB’in uluslararası sermaye piyasalarındaki varlığını da vurguladı. Bankanın 2012 yılında gerçekleştirdiği ilk 700 milyon dolarlık sukuk ihracından, Katar Borsası’nda gerçekleştirilen son 500 milyon Katar riyali tutarındaki kotasyona kadar uzanan bir süreçte uluslararası sermaye piyasalarında faaliyet gösterdiğini ifade etti.
Al Shaibei ayrıca yeşil ve sürdürülebilir finansman araçlarının önemine dikkat çekerek QIIB’in Londra Borsası’nda işlem gören 500 milyon dolarlık “Oryx” sürdürülebilir sukuk ihracına yönelik talebin ihraç tutarının sekiz katından fazla olduğunu belirtti.
Benzer şekilde, Bait Al-Mashura Finance Consultations Başkan Yardımcısı Dr. Khalid bin Ibrahim Al-Sulaiti, QNA’ya yaptığı açıklamada dijitalleşmenin katılım finansındaki büyümenin temel itici güçlerinden biri haline geldiğini söyledi. Al-Sulaiti, dijitalleşmenin müşteri ihtiyaçlarını karşılayabilecek ve finansal kapsayıcılığı artırabilecek yeni model ve ürünlerin geliştirilmesine olanak sağladığını belirtti.
Küresel katılım finans fintech pazarının 198 milyar doları aştığını ve 2029 yılına kadar yıllık bileşik yüzde 11,5 büyüme oranıyla 341 milyar dolara ulaşmasının beklendiğini ifade eden Al-Sulaiti, yapay zekâdaki hızlı gelişimin de bu büyümeyi destekleyen önemli bir katalizör olduğunu kaydetti.
Al-Sulaiti, Katar’da sürdürülebilir sukuk ihraçlarının 20 milyar Katar riyalini aştığını belirterek, Masraf Al Rayan’ın yılın ilk çeyreğinde Katar Borsası’nda gerçekleştirdiği 500 milyon Katar riyali tutarındaki yeşil sukuk kotasyonunu önemli bir gelişme olarak değerlendirdi.
Al-Sulaiti, küresel ESG standartlarıyla uyumlu olacak şekilde düzenleyici çerçevenin güncellenmeye devam etmesi, yeşil sukuk ihraççıları için teşviklerin sağlanması, uygun proje kapsamının genişletilmesi ve ikincil sukuk piyasalarında likiditenin artırılması çağrısında bulundu.
Sektörün karşı karşıya olduğu başlıca zorluklara da değinen Al-Sulaiti; küresel ekonomik belirsizlik, jeopolitik çatışmalar, tedarik zincirlerindeki aksaklıklar, değişen borçlanma maliyetleri, konvansiyonel bankalarla yoğun rekabet ve hızlı dijitalleşmenin şeriata uygunluk gereklilikleriyle uyumlu hale getirilmesindeki güçlükleri öne çıkardı.
Bununla birlikte Al-Sulaiti, önümüzdeki beş yılda Katar katılım bankacılığındaki büyümenin devam edeceğini öngördü. Bu büyümenin; artan aktif büyüklüğü, özel sektöre yönelik finansmanın genişlemesi ve Katar’ın sürdürülebilir ve bilgi temelli bir ekonomiye geçişini destekleyen yenilenebilir enerji ve yeşil projelere yönelik yatırımlardaki artış tarafından desteklenmesi bekleniyor.
Katar’ın katılım finans ekosistemi; tekafül, sukuk, finansman ve yatırım şirketleri ile yatırım fonları gibi bankacılık dışı kuruluşları da kapsıyor.
Katar Merkez Bankası’nın raporuna göre, lisanslı şeriata uygun finansman şirketlerinin toplam aktifleri 2025 yılı sonu itibarıyla yüzde 3,6 artarak 2,62 milyar Katar riyaline ulaştı. İslami finansman, bu şirketlerin toplam aktiflerinin yüzde 78,8’ini oluştururken, söz konusu oran 2024 yılında yüzde 74,2 seviyesindeydi.
Katar Merkez Bankası; sürdürülebilir finansman, ESG açıklamaları, kurumsal yönetim, sigortacılık ve tekafül alanlarını kapsayan düzenleyici standartlarını güncellemeye devam ederek risk yönetimi ve dijital inovasyonu desteklemeyi amaçlıyor.
Bu veriler, Katar’da katılım bankacılığının yapay zekâ, yeşil sukuk, özel sektöre yönelik finansman ve ekonomik çeşitlendirme ekseninde yeni bir büyüme dönemine girdiğini ortaya koyuyor.
Kaynak: QNA
