Fitch Ratings, İşgalci ve katili İsrail’in ABD desteğiyle İran’a karşı yaptığı saldırılar sonrasında emtia fiyatları, kâr oranları ve döviz kurlarında yaşanan dalgalanmanın, İslami finans sektöründe riskten korunma araçlarına olan ihtiyacı artırdığını belirtti. Kuruluş, buna karşın İslami türev ürünlerin kullanımının ülkeler ve sektörler arasında parçalı bir görünüm sergilediğini vurguladı.
Fitch’in değerlendirmesine göre, derecelendirilen İslami bankaların büyük bölümü İslami türev ürünleri kullanırken, İslami sigorta şirketlerinde bu araçların benimsenme oranı oldukça düşük seviyede bulunuyor. Kuruluş, sukuk ihraçları ve İslami menkul kıymetleştirme işlemlerinde de türev ürünlerin giderek daha fazla yer almaya başladığını kaydetti.
Raporda, Suudi Arabistan, Birleşik Arap Emirlikleri, Bahreyn, Malezya, Endonezya ve Türkiye’deki tezgâh üstü faiz türev işlemlerinin toplam hacminin, Nisan 2025 itibarıyla küresel hacmin yüzde 1’inden daha azını oluşturduğu belirtildi. Bu durumun, İslam İşbirliği Teşkilatı (İİT) ülkelerinde türev piyasalarının gelişim açısından hâlâ önemli bir potansiyel taşıdığına işaret ettiği ifade edildi.
Fitch verilerine göre, 2025 yılı ile 2026’nın ilk çeyreğinde derecelendirilen İslami bankaların yaklaşık yüzde 75’i İslami türev ürünleri kullandı veya müşterilerine sundu. Körfez İşbirliği Konseyi (KİK) ülkelerindeki derecelendirilmiş İslami bankalarda bu oran yüzde 100’e ulaştı. En yaygın kullanılan araçlar arasında kâr oranı swapları, vadeli döviz sözleşmeleri ve çapraz kur swapları yer aldı.
Kuruluş, şeriata uygun kredi, hisse senedi, emtia, vadeli işlem ve dijital varlık türevlerine yönelik alternatiflerin sınırlı olduğunu vurguladı. Şeriat kısıtlamaları, standartlaşma eksikliği, altyapı yetersizlikleri ve finansal sistemlerin gelişim sürecinin devam etmesi, piyasanın büyümesinin önündeki başlıca engeller arasında gösterildi.
Fitch ayrıca, Körfez bölgesindeki İslami bankaların güçlü sermaye yapıları, yüksek likidite seviyeleri ve sağlam finansal göstergeleri sayesinde İran savaşının etkilerine karşı dirençli kaldığını belirtti. Kuruluş, risklerin etkin şekilde yönetilmesinin kredi profilleri açısından olumlu değerlendirildiğini ifade etti.


